Bir öğrencimizin ricasını kırmadık. Öyle ya arıcılıkta yaş sınırlaması yok. İki İbrahim -Biri ben,diğeri maliyeci.- 25.09.2008'de kalktık, gittik. Arılığı görünce iyice şaşırdık. Öğrencim "Oğul geldi,alabilir misiniz?" demişti.
Biz gösterdiğini görünce,arı kovana sığmadı da "Bu zamanda kiraya çıkılmaz kardeşim ekleyin bir kaç oda da rahatımıza bakalım."demiştir. diye düşünmüştük. -Vehbi'nin kerrakesi-
kovanın arkasını açınca ortaya çıktı. Çekim sırasında söylediklerimize kulak asmayın. Görüntüler gerçeğin ta kendisidir. Kovan istilaya uğrayınca arılar ya mevsimi uygun görmediklerinden ya da davetsiz misafirler bir an önce gider de yeniden evimize kavuşuruz düşüncesinden hareketle en yakın noktada pusuya yatmışlar. Arıcımız da hevesli olmasına rağmen ailesinden gerekli desteği göremeyince dede yadigarı arılar birer birer sönmeye yüz tutmuşlar. Kestiğimiz mumları çerçevelere bağlayıp yanımızda getirdiğimiz üç çerçevelik ruşete yerleştirip eski kovanın yerine koyduk. Dışarda kalan arılar da uygun adımlarla içeri girdi.



Yeni ev sahipleri gelince yuvalarını terketmek zorunda kalmışlar. Yeni ev sahipleri de arılığın yakınına inek bağlayan bir ........ yüzünden devrilen ve çerçeveleri daha sonra kızgınlıkla dağıtılmış üç çerçevelik bir koloni. Yuvasız kalınca yuva bulup yerleşmişler. )


Çevrede başka çiçekler de olmasına rağmen kızların bütün ilgisi onların üzerinde. Özellikle yanıbaşlarındaki fasulyeler sulandıktan sonra daha fazla ilgi gösteriyorlar.
İniş kalkışlarda hafif trafik kazaları onların bu ilgisini açıkça gösteriyor. Karar şimdiden verildi:Gelecek yıl daha fazla arıotu ekilecek. (Not: Dökülen tohumlardan erken İlkbaharda çıkan bir kaç arıotu fidesi sökülerek kovanların hemen önüne dikilmiş bir tanesi tutmuştu. Hala çiçek açmaya devam ediyor.) 


























































































