<
< <

<20 Ağu 2007/h2> <
<İYİ Kİ VARSINIZ

< <

<

Başlangıçta sanal alemde sohbet imkanı bile bulamazken (Bir türlü Beyazkovana üye olamıyordum. sağolsun Murat kardeşimiz destek oldu,dergaha kabul edildik.) şimdi at koşturmaya başladık.
Aradığımız bilgiyi, sağdan soldan cımbızla elde ederken şimdi istediğimiz bilgiye her şekilde ulaşma şansımız var. Neyi, nasıl yapacağımızı bizlere ta Amerikalardan öğretmeye çalışan Devrim hocamız var. Bilgi ve belgelerimizi paylaşmamız için bize blog yapmayı öğretmeye ve sanal aleme çekmeye çalışan Halil üstadımız var. (Söz aramızda biz görmeyeli bir çok blog da sanal alemde yerini almış. Hayırlı olsun.) Çeşitli konularda bilgi vermek amacıyla işini gücünü bırakıp sık sık uçan,uçarken özellikle ana üretimi için janter dağıtan Ali Türk kardeşimiz var. (Ana arı üreticileri kızmasınlar. Belki de bizim cahilliğimizden kaynaklanıyordu ama,yumurta atmadan kovan dışına sürgün edilen analar iyice bıktırmıştı.) Kilometre hesabı yapmadan biribirini yardım etmeye çalışan daha pek çok arkadaşımız var.
Geriye dönüp şöyle bir baktığım zaman, kısa sürede nereden nereye gelmişiz de haberimiz yok. Biribirlerini yakınlıkları sebebiyle tanıyan arıcı dönemini çoktan gerilerde bırakmışız. Belgeler taranıyor,tecrübeler gözden geçiriliyor ve birileri yararlansınlar diye hizmete sunuluyor.Hem de hiç karşılık beklemeden. Artık, "Arılarım neden söndü." sorusu yok."Nasıl söndürdüm." var. Neden,niçin ve nasılları daha çok sormaya başladık. Sormaya devam edeceğiz. Üç iken yedi,yedi iken kırk ve daha fazlası olmamızı sağlayan, bilgi ve tecrübelerini paylaşan ve paylaşmaya çağıran tüm dostlara selam olsun. İyi ki varsınız. (Not: Bu yazı karşılıksız sevenler için yazılmıştır.)

< < <

<18 Ağu 2007/h2> <
< <

<

İnşaallah seneye daha iyi olur düşüncesi her sezon sonu aklımızdan geçer durur. Bir sonraki senenin umutlarını beynimizin bir köşesinde sürekli bekletiriz. İşin ilginç olan tarafı da işini iyi yapan da bekler yapmayan da... Her mesleğin ya da hobinin kendine göre bir hazırlık süresi mutlaka vardır. Arıcılıkta da durum böyle. İster hobi olarak, ister ticari amaçla yapılsın hazırlık şart. İlkbaharı boşa geçirmiş, arının mevcudunu artırmamış olan arıcıların arıdan birşeyler beklemesi kadar yanlış bir şey yok. Ben dahil bir çok arıcı bal alamadığı zaman doğayı suçluyoruz. Neymiş efendim gündüzler çok sıcakmış, geceler çok soğukmuş,çok rüzgar esiyormuş, çiçekler erken kuruyormuş, arılar kovanları terkediyormuş vs... Bunlara daha pek çok mazeret ekleyebiliriz. Ancak, durum hiç de böyle değil. Eğer bilinçli bir çalışma yapmış isek arılarımız az veya çok mutlaka bal yapar. Uzun zamandan beri, bu işin ustası arıcı kardeşlerimizin yaptıkları uyarıları dikkate alanlar bu sene mutlaka iyi bir ürün almışlardır ya da alacaklardır. Çünkü ilkbaharda yapmış oldukları çalışmalar,harcadıkları emekler boşa gitmemiştir. Benim, kovanlarımda gördüklerimi sizler de görmüşsünüzdür. Arısı iki kata çıkmış olan kovanlar bir şekilde ikinci katı balla dolduruyorlar. Çıkmamış olanlarda bile az veya çok bal var. Hazırlanmamış ya da hazırlanmada geç kalınmışsa sonuç bu sene de hüsran olacaktır.
Biz arıcıların bundan sonra hüsrana uğramaması için yapmamız gereken;bu işi sadece hobi olarak yapan Türk arıcılığının gelişmesi için hiçbir maddi karşılık beklemeden gecelerini gündüzlerine katarak bilgilerini bizlerle paylaşan, bizi yönlendirmeye ve bilgilendirmeye çalışan ustalarımızın uyarılarını dikkate almak ve bu doğrultuda çalışmaktır. Saygılarımla.

< < <

<6 Ağu 2007/h2> <
< <

<


Biraz bal umuduyla arılarımızı götürdüğümüz yayla bu yıl da hüsrana uğrattı. Sürekli esen rüzgar, bir türlü yağmayan yağmur ve gündüz aşırı sıcak,gece soğuk (Laf aramızda iki kat yün yorgan az geldi) yayladan erken inmemize sebep oldu. Bal alamadık ama bu arada bol bol çevreyi gezdik. Daha önce haftada bir gün gittiğimiz için farketmediğimiz bir çok şeyi ve arılık seçiminde yaptığımız hatayı da tespit etmiş olduk. Gezerken Altınkaya Barajı kıyılarındaki koyları ve koyları takip eden derin vadileri, bu vadilerdeki çiçekli bitki çeşitliliğini ve çokluğunu gördük. Açmış olan çiçeklerin yanısıra Hayıtlar yeni çiçek açıyor ve sanki bize kahkahalarla gülüyorlardı. Bir daha arıları yaylaya değil o vadilerden birine götüreceğim. Tabii bu arada bir taşla üç kuş vurmuş olacağım. Baraj kıyısında tatil,balık ve bal. İlk ikisi garanti (Balık tutamazsam balıkçılardan alırım) bal da inşaallah olur artık.

< <

freeweb site counter
İZLENME