<
< <

<31 Eki 2007/h2> <

<

Cumhuriyet Bayramı kutlamalarına gidecekken bizim İspirli telefon etti:"Hocam! Bir yere kadar gidip gelelim." dedi. Kabul ettik. Hazırlanıp çıktık. Buluşunca maksat anlaşıldı. Bafra'ya Selanik'ten göç edenlerin oturduğu bir köye gidecektik. Bizim hemşehriler göçten bu yana Cumhuriyet bayramını ayrıca kutlarlar. Gittik. Kutlamalar akşam başlayacakmış,bizim akşam olmadan dönmemiz gerekiyor. Bekleyemeyeceğiz. İspirli:"Burada bir arıcı arkadaş var.Onu görelim."dedi. Gittik,gördük. Gittiğimize de iyi ettik. Açtığımız bir kovandan bu görüntüyü aldık. Çerçeveyi görünce -Ocakta cam gibi bal alan- arkadaşım aklıma geldi. Kulağını çınlattım.İnşaallah rahatsız olmamıştır. Resmi yerleştireyim derken İspirli de az kalsın altta kalıyordu,son anda durumu kurtardık. Ekimin 29'u yumurta,yavru,arı,bal ve elinde makinasıyla Hüseyin İspirli

< < <

<22 Eki 2007/h2> <
< <

<

Arkadaşlar benim kafam karıştı. Bu zamanda oğul olur mu? Olurmuş meğer. Çaydanlık kadar bir arı kovanın yan duvarına sıkı sıkıya sarılmış. Oğul ise kovanı olsun, oğul değil ise nasıl olsa eski kovana döner düşüncesiyle yeni bir kovana yerleştirip misafirliğin tadını çıkartsınlar diye bal şerbeti yapıp verdim. Misafir oldukları kovanı terketmeye hiç niyetli görünmüyorlar. Anaları da var. Oğul çıkan kovanda da işler tıkırında. Şimdilik havalar güzel. Arı otlarından dökülen tohumlardan yenileri çıkıp büyümeye başladı. Etrafta küçük mavi çiçekli bitkiler var. Yakın zamanda da desteklemeye başlarım.

< <

freeweb site counter
İZLENME